Uluslarası İlişkiler ve Dış Politika
Dış Politika

Post Sovyet Coğrafyası Güney Kafkasya’da Dağlık Karabağ Düğümü

Güney Kafkasya'nın engebeli coğrafyasında yer alan, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki toprak anlaşmazlığı temelli sorun yeni bir kriz meydana getirerek kapsamlı bir askeri harekâta dönüştü.

0 461

Güney Kafkasya’nın engebeli coğrafyasında yer alan, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki toprak anlaşmazlığı temelli sorun yeni bir kriz meydana getirerek kapsamlı bir askeri harekâta dönüştü. Erivan’ın bölgedeki güvenliği ve istikrarı bozma, var olan gerilimi artırma ve uluslararası hukuğu tanımayan hasmane tutumu yeni değil.

Sovyetler ‘in dağılması sürecinde yani 1988-1994 yılları arasında başlayan çatışmalar bugün en şiddetli dönemlerinden birini yaşıyor. Sıcak çatışmanın başladığı bu tarihte çıkan şiddetli çatışmalar ve 6 yıl süren savaş sonucunda Ermenistan, Azerbaycan’a ait 7 Rayonu (Kelbecer, Laçin, Kubatlı, Fuzuli, Zengilan, Ağdan ve Cebrail) işgal ederek bölgede yaşayan Azerbaycan halkını göçe zorlamış türlü insanlık dışı faaliyetlerde bulunmuştu.

Çatışmalar sonucu işgalci kuvvetlerin çekilmesine yönelik Birleşmiş Milletler ’in (BM) 4 kararnamesine ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın (AGİT) Minsk Grubu’nun faaliyetlerine rağmen bugüne kadar Ermenistan Devlet’i işgalden vazgeçmedi. Bu da doğal olarak zaman zaman bölgede gerginliği had safhaya yükseltti ve çatışmaların çıkmasına neden oldu.

Azerbaycan ve Ermenistan Arasındaki Çatışmalar

Yıllar sonra modern silahlara ve profesyonel  yapıya kavuşan Azerbaycan Ordusu ve Ermenistan Ordusu arasında yaşanan ikinci büyük çatışma ise 2 Nisan 2016 tarihinde meydana geldi. 4 gün süren çatışmalarda Azerbaycan ordusu 1988-1994 yılları arasındaki performansının çok üstünde bir reaksiyon göstererek bazı köyleri ve yükseklikleri/tepeleri işgalden kurtarmayı başardı.

Muhtelif uluslararası kuruluşlar ve devletlerden gelen tepkiler çatışmaların bir an önce durdurulması gerektiği yönünde oldu. Çatışmaların ikinci safhası ise Ermenistan için ciddi bir hezimet oldu. Bundan dolayıdır ki mağlubiyetin sorumlusunun bulunması amacıyla 2 yılı aşkın bir zamandır Ermenistan’da yargılamalar devam ediyor.

Son olarak hatırlanacağı üzere 12 Temmuz’da Azerbaycan’ın kuzey vilayeti Tovuz kenti yoğun bir Ermeni saldırına uğramış yaşanan çatışmalar sonucu düşman kuvvetler geri püskürtülmüştü. Joe-stratejik önemi yüksek bu kente yapılan saldırılar çatışmaların farklı bir cephede cereyan edebileceği tartışmaları yaratmışken, 27 Eylül sabahı saat 06.00’da, Ermeni kuvvetleri gayrı insani bir biçimde tekrardan sivil yerleşimi hedef alarak yeni çatışmaları alevlendirdi. Hemen akabinde Azerbaycan Milli Meclisi ‘Savaş Durumu’ ilan ederek ordusunu ve tüm imkânını seferber etti.

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri’nin yüksek ateş gücü sayesinde saldırılara çok sert minvalde yanıt verildi ve yoğun saldırılar sonucu binlerce Ermenistan Silahlı Kuvvetlerine ait unsuru etkisiz/kullanılamaz hale getirerek büyük bir stratejik üstünlük elde etti. Bu noktada Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri (ASK) hakkında kısa bir bilgi vermek gerekirse, Ekim 1991 yılında bağımsızlığını kazanan ülke, zengin doğal kaynak imkânları ve yatırımları sayesinde hem alt yapı hem de üst yapı olanaklarını geliştirirken aynı zamanda ordusunu da modernize ederek profesyonel ordu inşa etti.

Gerek hissetmiş olduğu yoğun Ermeni tehditi, gerek topraklarının bir kısmının Ermeni işgali altında olması, gerekse İran’da yaşayan Güney Azerbaycan Türklerini kendine tehdit olarak gören Tahran yönetiminin, dolasıyla Kuzey Azerbaycan’ı da tehdit olarak görmesi, Bakü yönetiminin güçlü bir silahlı kuvvetlere sahip olma gereksinimi doğurmuştur. Savunma Bütçesi 2019 yılı itibarıyla 6 milyar manat (7.5 milyar ABD doları) olan Azerbaycan, Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI)’nın Uluslararası Silah Transfer Trendleri 2019 Raporu verilerine göre, son beş yılda silahlarının yüzde 60’ını İsrail’den temin ederken, yüzde 31’ini Rusya ve yüzde 3,2’sini Türkiye’den satın aldı. Son yıllarda büyük atılım gösteren Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri bugün Güney Kafkasya’nın en önemli güç unsuru haline gelmiştir.

Ermenistan’da Kadife Devrimi

Uluslararası konjonktürün Bakü yönetimi lehine şekillenmesi, etkili silahlı kuvvetleri yapısıyla birleşince kısa zamanda büyük başarılar elde eden Azerbaycan, birçok bölgeyi düşman işgalinden kurtarmış sahadaki askeri kazanımlar sayesinde üstünlük elde etmiştir. Uluslararası konjonktürün ise Bakü Yönetimi lehine dönüşmesinin en önemli sebebi Aralık 2018’de kurmuş olduğu ‘Benim Adımım İttifakı’ sayesinde %70.4 gibi ezici bir oy oranıyla iktidara gelen Paşinyan’ın batı yanlısı söylemleri ve kararları olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Ülkeyi 10 yıl yöneten eski Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, cumhurbaşkanlığı makamını daha çok sembolik bir göreve dönüştüren ve başbakana geniş yetkiler veren anayasa değişikliğinden kısa süre sonra meclisteki çoğunluk partisinin başkanı olarak parlamentodaki oylamada başbakan seçildi. Hâlbuki Sarkisyan cumhurbaşkanlığı bitince başbakan olmayacağını söylemişti. Ermenistan muhalefetinin tepkisini çeken de bu oldu. On binlerce kişi Sarkisyan’ın iktidarı bırakması talebiyle başkent Erivan’daki Cumhuriyet Meydanı’nı doldurdu.

Gösterilerin öncülüğünü ise ateşli konuşmalar yapan, kamuflaj desenli tişört giyen Nikol Paşinyan’dı. Paşinyan ve taraftarları “siyasi oligarşinin” bitmesi, yolsuzlukla mücadele, ekonomik reformlar, daha fazla demokrasi ve özgürlük gibi liberal taleplerle sokaklara çıktı. Günler süren gösteriler üzerine Sarkisyan istifa etmek zorunda kaldı. Sarkisyan, sürpriz şekilde, iktidarı “Paşinyan haklıydı, ben haksızdım.” diyerek bıraktı.

Paşinyan ve Ermenistan

Dış politikada denge için çabalayacağını dile getiren Nikol Paşinyan Sovyetler Birliği’nin eski bir parçası olarak geleneksel şekilde Rusya ile iyi ilişkilerin devam etmesi gerektiğini belirtiyordu. Ancak göreve geldikten sonra kendisine muhalif olanları susturmak ve hapse attırmakla meşgul oldu. Bu adımları memnuniyetsizlikle karşılayan Moskova son aylarda daha çok Ermenistan Savunma Bakanı üzerinden ikili ilişkileri yürütmeye başladı. Tüm bunlardan ayrı olarak 2014 yılında Rusya tarafından, Ukrayna topraklarında bulunan Kırım’ın ilhak edilmesini eski bir Sovyet ülkesi olan Ermenistan’ın bu durumu tanımaması Moskova tarafından derin bir prestij kaybı olarak yorumlanabilir. Zira Rusya’ya yakın ülkelerden herhangi birinin bu ilhakı tanımaması rahatlıkla karşı propaganda olarak kullanılabilecekti.

Putin yönetimini rahatsız eden diğer politikaları ise Ermenistan’ın, NATO ile her türlü işbirliği, başta Soros olmak üzere ve ABD tarafından finanse edilen STK’ların Ermenistan’daki faaliyetleri, Ermenistan’daki Rus yanlısı politikacılara yönelik baskısı ve Erivan’daki ABD büyükelçiliğinde çalışan sayısında artış (2 bin kişi), Rus TV kanallarına yasak getirilmesi olarak sıralamak mümkün. Son olarak Rus dilinin resmi dil olarak statüsü tanınması. 2017 yılında Ermenistan Eğitim ve Bilim Bakanı Levon Mkrtchyan vermiş olduğu bir demeçte konu üzerine yapmış olduğu değerlendirme; “Ermenistan’ın bağımsız ve egemen bir devlet olduğu için, ülkedeki tek resmi dil Ermeni dili olmaya devam edecek ve böyle kalacaktır. Bu aksiyomatik bir gerçektir, diğer tüm diller yabancıdır” dedi.

Paşinyan: ‘Amerikan Kuklası’

Son olarak Suriye ve Libya’da savaşan Wagner Rus paralı askerlerin yöneticisi olduğu iddia edilen Yevgeni Prigozhin Rus haber ajansı Regnum’a verdiği demeçte, Paşinyan iktidarını açıkça Amerikan kuklası olmakla suçlamıştı. “Paşinyan, Ermeni halkını kandırıyor. Rusya, “Amerikan yanlısı kukla” Paşinyan’ın parmağında oynatacağı ülke olmamalıdır.  Bugün Ermenistan’da ermeni askeri birimlerinden daha fazla Amerikan STK’sı var. Bu nedenle Paşinyan ‘ın eğer yüzü yamuksa aynayı suçlamasın”, ifadesini kullanmıştır. Ermenistan’ın kırılgan bir ekonomiye sahil olması Aralık ayında tüm dünyayı etkisi altına almış olan küresel Covid-19 pandemisiyle beraber oldukça zor duruma girdi.

İçerde ise siyasi çekişmeler, yolsuzluklar ve kötü yaşam koşulları ile birlikte  Paşinyan’ın batı yanlısı söylemleri Bakü Yönetimi için bulunmaz bir fırsat olarak algılandı ve kışkırtıcı saldırılar süreci Azerbaycan tarafından Savaş ilanına kadar gitti. Gayet pragmatist bir yaklaşım olarak algılanması gereken yaşanan olaylar Azerbaycan halkı tarafından da yakından ve umutla takip edilmektedir.

Zira yıllar önce topraklarından, evlerinden ve yaşadıkları hayatlardan zorla sürgün edilen Azerbaycan Türkleri işgal edilmiş olan bölgelerin tekrardan kurtarılmasını dört gözle beklemektedir. İç politikasında ise Azerbaycan halkı sosyolojik ve psikolojik olarak kendini cepheden gelecek zaferlere hazırlamışken diplomasi masasında çıkacak aksi bir durum Aliyev iktidarını da zor duruma düşürebilir.

 

Sonuç Olarak;

Sovyetlerin dağılması ile birçok bölgede yaşanan gerginlik Güney Kafkasya’da toprak anlaşmazlığı temelli olarak Ermenistan’ın, Azerbaycan’a ait Dağlık Karabağ ve etrafındaki 7 Rayon’un (ilin) işgaline sebep olmuştur. Ermenistan’ın insanlığa karşı işlemiş olduğu suçlar ise uluslararası alanda cezasız kalmış aksine işgal edilmiş olan toprakların sahiplerine iadesi konusunda da herhangi bir somut adım atılmamıştır. Bu noktada ön plana çıkan AGİT Minsk Grubu ise etkisiz kalmıştır. En önemli aktörleri ABD, Rusya Federasyonu ve Fransa olan bu çok uluslu yapıda Ermeni diasporalarının ve lobilerinin ağırlıkta olması sorunun önünü tıkayan bir gerçekliktir. Dolayısıyla AGİT Minsk grubu Azerbaycan’ın güvenini temelden sarsmıştır.

Ekim 1991 yılında bağımsızlığını kavuşan Azerbaycan ise yıllar geçmesine rağmen ekonomik atılımlarla gelişmiş bir ülke ve profesyonel bir ordu oluşturarak Güney Kafkasya’nın en önemli aktörü haline gelmiştir. Bugün uluslararası konjonktürün ve güçlü silahlı kuvvetlerin yapısıyla tarihi bir fırsat olarak değerlendirilmesi gereken işgal altındaki bölgelerin tekrardan geri kazanılması durumu Azerbaycan için hayati bir öneme sahiptir. Siyasi ve askeri hedeflerini belirleyen Bakü Yönetimi, Ermenistan tarafına oldukça ağır kayıp verdirerek müzakere masasına gitmek istiyor. Türkiye’den ve İsrail’den almış olduğu destek ise Azerbaycan’ın bu haklı davasında önemli bir yere sahip. İran ise Kuzey’inde bulunan milyonlarca Güney Azerbaycan Türk’ünü kendi ulusal güvenliğine tehdit olarak görüyor ve Ermenistan’ı destekliyor.

Bir Yol Bir Kuşak Projesi çerçevesinde güzergâh üzerinde istikrar peşinde olan Pekin yönetimi ise yaşanan gelişmeleri büyük bir kaygı ve endişeyle izliyor olsa gerek. Avrupa Birliği ise yapmış olduğu açıklamalarda taraflara ateşkes ve diplomasi yolunu öneriyor.  İsrail’in Azerbaycan’ı desteklemesi ise uzmanlar tarafından Amerika Birleşik Devletleri’nin Azerbaycan’dan yana bir politika izleyeceği yorumları doğuruyor.

Putin Yönetimi, Ermenistan’daki Paşinyan yönetiminden oldukça rahatsız. Dışişleri Bakanları düzeyinde Moskova’da  masaya oturan Azerbaycan ve Ermenistan arasında ateşkes kararı çıkmasına rağmen 24 saat geçmediki Ermenistan uluslararası hukuğa aykırı biçimde sivil yerleşimleri hedef aldı. Moskova yönetimi ise çatışmaları durduracak etkisini kaybetti ve ya durdurmak istemiyor. Sonuç olarak umalım ki Azerbaycan bu tarihi fırsatı kaçırmayarak en kısa zamanda, en az kayıpla işgal edilmiş olan topraklarını geri alarak zorla göç ettirilmiş olan kendi halkını bölgeye huzur ile yerleştirir.

Yararlanılan Kaynaklar;

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/ermenistanda-gucunu-pekistiren-isim-pasinyan/1334009

https://yenixeber.org/xeberler/99664-rusiya-ermenistana-400-ton-yeni-silah-verdi.html

http://www.agos.com.tr/tr/yazi/20968/pasinyan-nato-azerbaycan-a-bir-mesaj-verebilir

https://tr.euronews.com/2020/10/05/azerbaycan-ve-ermenistan-n-savunma-kapasiteleri-ve-butceleri-ne-durumda

https://fikirturu.com/jeo-strateji/guney-kafkasyada-yeniden-tirmanan-gerginlik-karabag-catismalarinda-3-safha/

https://fikirturu.com/jeo-strateji/azerbaycan-ermenistan-catismalarinda-uluslararasi-dengeler-degisiyor/

https://www.ermenihaber.am/tr/news/2017/09/26/ermeni-dili/113301

https://www.google.com/amp/s/tr.sputniknews.com/amp/dunya/202008051042598464-ermenistan-aralarinda-rus-kanallarin-da-bulundugu-yabanci-televizyon-kanallarinin-yayinini/

https://www.google.com/amp/s/www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-54354087.amp

https://21yyte.org/tr/fikir-tanki/rusya-nin-daglik-karabag-ile-i-lgili-tutumu

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.